Peygamberler



➦ İbrâhim Aleyhisselâm Dosdoğru Bir Müslümandı

Peygamberler, Peygamberlik vahyinden önce de sonra da küfre düşmekten, büyük günahlardan, kıymet düşürücü küçük günahlardan ve tiksindirici hallerden korunmuşlardır. İbrâhim aleyhisselâm’ın güneşi, ayı ve yıldızı görünce « هَذَا رَبِّى » demesi, müşriklere inkar etme kastıyla söylediği bir sözdür. Yani «Bu mu benim Rabbim!» sözünü «Bu benim Rabbim olamaz» anlamında söylemiştir. İbrâhim aleyhisselâm bu olaydan önce de «Rubûbiyyetin» Allâh’tan başkasına olmayacağını biliyordu.

Allâh-u Teâlâ Âli İmrân sûresinin 67. Ayeti Kerîmesi’nde şöyle buyuruyor:

﴿ مَا كَانَ إِبْرَاهِيمُ يَهُودِيًّا وَلاَ نَصْرَانِيًّا وَلَكِن كَانَ حَنِيفًا مُسْلِمًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ

Anlamı: «İbrâhim ne Yahudi ne de Hristiyan idi. O, dinine sımsıkı sarılan bir Müslüman idi. O, müşriklerden de değildi.»

➦ Yusuf Peygamberin İffeti

Yusuf Peygamber hakkında inen

وَهَمَّ بِهَا لَوْلاَ أَن رَأى بُرْهَانَ رَبِّه

âyetinin en güzel tefsiri şöyledir: «Zeliha zinaya kalkıştı. Yusuf (aleyhisselâm) Rabb’inden bir işaret görmeseydi onu itecekti.» Fakat gördüğü için itmedi. Yusuf aleyhisselâmdan zinaya dair bir niyet hâsıl olmamıştır. Çünkü Peygamberler bu tür şeylerden masumdurlar. Hak ehlinden olan bazı müfessirler bu âyeti şöyle açıklamışlardır: «Onu itmeye niyet etti, yani onu itip kendinden uzaklaştırmaya niyet etti. Ancak Allâh-u Teâlâ, Yusuf’a bir işaret gösterdi; «Yapma çünkü itersen aleyhine bir delil olur.» Bu yüzden onu itmeyip sırtını döndü ve ondan uzaklaşırken, Zeliha onun elbisesini arkadan yırttı. Delil Zeliha’nın aleyhine döndü. «Hak ehlinden olmayan bazı müfessirler dediler ki: «Yusuf aleyhisselâm zinaya niyet etti, hatta elbisesini çıkarıp, erkeğin karısını cimaya (cinsel ilişkiye) beklediği gibi onu bekledi.» Bu kesinlikle doğru değildir ve Yusuf Peygambere atılan açık bir iftiradır.


Allâh-u Teâlâ, Yusuf’un temiz olduğunu bildirerek şöyle buyuruyor:

اَلَتِ امْرَأَتُ الْعَزِيزِ الآنَ حَصْحَصَ الْحَقُّ أَنَا رَاوَدْتُّهُ

ن نَّفْسِهِ وَإِنَّه لَمِنَ الصَّادِقِينَ

Anlamı: «Aziz’in (Vezir’in) karısı dedi ki: şimdi hak belli oldu. Ben, Onu nefsime davet ettim (benimle zina etmesini istedim), O sadıklardandır.»

➦ Rasul ve Nebi Arasındaki Fark Nedir?

İmam Ebu Mansur El-Bağdadi şöyle diyor: «Nebiy; Rasûl olmayan Peygamberdir. Rasûl ise, kendisine yeni bir şeriat vahyedilen peygamberdir. Yani Rasûl olan peygamber, yeni hükümlerle gönderilen Peygamberdir. Rasûl olmayan peygamber ise, kendisine yeni hükümlerle değil de kendisinden önceki Rasûlün hükümlerine tabi olarak gönderilen Peygamberdir.»

Peygamberlerin hepsi, Resûl olsun ya da olmasın, «Tebliğ» etmekle emrolunmuşlardır.

➦ Mucize Nedir?

Peygamber olduğunu söyleyen kimseden hâsıl olan ve ona karşı gelen kişilerin, aynısını yapamadığı olaylara mucize denir.

Mucize iki kısma ayrılır:

  1. İnsanların yapılmasını istemesinden sonra hâsıl olan mucizeler. Salih Peygamberin kayadan deve çıkartması bu türden bir mucizedir.
  2. İnsanların yapılmasını istememesine rağmen hâsıl olan mucizeler. Peygamber Efendimizin İsrâ ve Mi’râc Mucizesi buna örnektir.

➦ Peygamberlerin Sonuncusu Kimdir?

Peygamber Efendimiz Muhammed’in davetine ve Peygamberlerin sonuncusu olduğuna iman etmek farzdır.

Allâh-u Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

خَاتَمَ النَّبِيِّين

Anlamı: «Peygamberlerin sonuncusudur.»


Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor:

خُتِمَ بِيَ النَّبِيُّون

Anlamı: «Peygamberlik benimle son buldu.»

Peygamber Efendimizin, Âdemoğullarının en üstünü olduğuna da iman etmek farzdır. Âlimler bu konuda ittifak etmişlerdir.

Nitekim Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor:

أَنَا سَيِّدُ وَلَدِ ءَادَمَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلا فَخْرٌ

Anlamı: «Ben Kıyamet gününde Âdemoğullarının efendisiyim. Bunu iftihar için söylemiyorum.»

➦ Peygamberlerin «Emanet» Sıfatı

Peygamberlerin sıfatlarından birisi de Emanet sıfatıdır.  Peygamberler insanların en güvenilir olanlarıdır. Emanete asla ihanet etmezler.  Allâh’ın Rasûlü Muhammed aleyhisselâm, henüz kendisine peygamberlik vahyi gelmeden önce insanlar arasında güvenilirliği, doğruluğu, güzel huyu ve ahlâkı ile tanınırdı. Bu yüzden kendisine «Muhammed-ul Emîn» yani «Güvenilir Muhammed» lakabı verilmiştir. O zamanın önde gelen kabilelerinden bazıları, tüm değerli eşyalarını ve altınlarını Ona emanet ederlerdi. İşte Peygamberler böyle üstün ve güzel ahlâka sahiptirler.

➦ Peygamberlerin «Şecaat» Sıfatı

Peygamberlerin sıfatlarından birisi de Şecaat (Cesaret) sıfatıdır. Peygamberler,  insanlar arasında en cesur kişilerdir. Asla düşmanlık yapan kâfirlerden korkmaz ve onlardan kaçmazlar. Sahabeler,  savaşın en çok şiddetlendiği zamanda Allâh Resulü’nün arkasına sığındıklarını söylemişlerdir.

Bu da Peygamberlerin ne kadar cesur olduklarına dair çok açık bir delildir. Ancak, yılan gören insanın yılanı ilk gördüğünde irkilmesi gibi, diğer insanlarda bulunan ve aniden ortaya çıkan irkilme yani doğal korku gibi haller onlarda da hâsıl olabilir.

➦ Peygamberlerin İlki Kimdir?

Peygamberlerin ve Rasûllerin ilki Âdem Aleyhisselâmdır.

Allâh-u Teâlâ Âli İmrân Sûresi’nin 33. Ayet-i Kerîmesi’nde şöyle buyurmuştur:

إِنَّ اللَّهَ اصْطَفَى آدَمَ وَنُوحًا وَآلَ إِبْرَاهِيمَ وَآلَ عِمْرَانَ عَلَى الْعَالَمِينَ

Anlamı:«Allâh; Âdemi, Nûh’u, İbrâhim’in âlini ve İmrân’ın âlini seçti ve âlemlere üstün kıldı.»

İmam Tabari, tefsirinde bu âyette geçen ‘Seçme’nin, Peygamber olarak seçmek manasında olduğunu söylemiştir. Bu Ayet-i Kerîme’den de anlaşıldığı üzere, Âdem aleyhisselâm’a peygamberlik verilmiştir. İlk insan da kendisi olduğuna göre, peygamberlerin ilki de Âdem aleyhisselâm olmaktadır. Âdem aleyhisselâm’ın peygamberliği Hadis-i Şeriflerde de açıkça zikredilmiştir.

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor:

وَمَا مِنْ نَبِيٍّ يَوْمَئِذٍ آدَمَ فَمَنْ سِوَاهُ إلا تَحْتَ لِوَائِي

Anlamı: «Âdem ve diğer Peygamberler Kıyamet gününde benim sancağımın altında olacaklardır.»

➦ Semavi Kitaplara İman

Allâh’ın Rasûllerine indirilen semavi kitaplara iman etmek farzdır. Semavi kitapların sayıları çoktur. En tanınmışları; Kur’ân-ı Kerim, Tevrat, İncil ve Zebur’dur.

İmam İbn-i Hibbân’in rivayet ettiği hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz, Semavi kitapların sayısının 104 olduğunu bildirmiştir. Yine İmam Şemsuddin Er-Ramli, Semavi kitapların sayısının 104 olduğunu zikretmiştir, 104 kitaptan 4’ü büyük semavi kitaplar: Kur’ân-ı Kerîm, İncîl, Tevrat ve Zebur’dur. Diğer 100 kitap ise, indirilmiş suhuf olarak bilinmektedir. Bu 100 sayfanın hangi peygamberlere indirildiği konusunda farklı rivayetler söz konusudur.

4 büyük semavi kitap şu peygamberlere indirilmiştir:

  1. Kur’ân-ı Kerîm: Muhammed Aleyhisselâm
  2. İncîl: Îsâ Aleyhisselâm
  3. Tevrat: Mûsâ Aleyhisselâm
  4. Zebur: Dâvûd Aleyhisselâm

➦ Bütün Peygamberlerin Dini İslam’dır.

Peygamberler, Allâh’ın emir ve yasaklarını tebliğ etmek için gönderilmiş seçkin kullardır. Allâh’ın bütün Peygamberlerine iman etmek farzdır. Peygamberlerin ilki Âdem, sonuncuları ise Muhammed’dir ﷺ.

Allâh-u Teâlâ El-Bakarah Sûresinin 285. Âyet-i Kerîmesi’nde şöyle buyuruyor:

لا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ

Anlamı: «Allâh’ın Peygamberler’i arasında (dinde, itikatta) ayrım yapmayız.»


Peygamber Efendimiz ﷺ bir Hadis-i Şerif’te şöyle buyuruyor:

الأنْبِيَاءُ إِخْوَةٌ لِعَلاتٍ دِينُهُمْ وَاحِدٌ وَ أُمَّهَاتُهُمْ شَتَّى 

Bu Hadis-i Şerif’ten de anlaşıldığı üzere, Peygamberlerin tamamı İslâm Dîni ile gönderilmiştir. Ancak bazı hükümlerde farklılıklar söz konusudur. Bu hükümler de haram ve helaller ile olan hükümlerdir. Bazı fiiller, bir ümmete helal kılınmışken, başka bir ümmete haram kılınmıştır. Çünkü Allâh mülkünde dilediği gibi tasarruf eder. Dilediğine, dilediği şeyi haram kılar, dilediğine, dilediği şeyi helal kılar.

Please publish modules in offcanvas position.